Hatıralar tekrar hatırlanana kadar beklermiş. Belki hiçbir zaman hatırlanmayacak olmasına rağmen, insanın hafızasında, hatıra, hatırlanmayı sabırla bekler. Sabırla, sessiz bir şekilde bekler. İnsan da gündelik hayatında bir o yana bir bu yana sallanarak, o hatırayı hatırlamamak için elinden geleni esirgemez. Her şeyi esirgemesini bilen insan, o hatırayı hatırlamamak için elinden hiçbir şeyi esirgemez. Vakit gelir,…
Askıya alınan zamanları özledim. Zamanın ilerlememesini, zamanın ilerleyen bir şey olduğundan bihaber olduğum zamanları özledim. Çocukluğun vurdumduymaz günlerini özledim. Sabahın sabah olduğunu idrak ettiğim zamanları özledim. Her sabah yeni bir sabah idi. Gün geçtikçe, büyüdükçe, sabahlar sabah olmaktan çıkmış, çizgisel zamanın bir parçası, bir noktası haline gelmişti. Devam eden, değişmeyerek devam eden bir şey parçasıydık…