herhalde.

Şu an burada bulunarak şahit olduğum şeyden mesul değil miyim? Şu an bu âna şahit oluyorsam, burada bulunuyorsam, değil miyim mesul? Bu rüzgar boşuna esmiyor değil mi? Kim bilir hangi evin havasını temizliyor… Kim bilir hangi kerih kokuları uzaklaştırıyor… Kim bilir hangi ağacın yükünü alıyor… Kim bilir hangi pencerenin boşluğundan sızarak evin içinde içli bir beste icra ediyor. Kim bilir hangi kediyi köşe bucak bir yere sığınmaya vesile etti… Bir rüzgar dünyada nelere vesile oldu. Bu anlara şahit oldum. Bunları idrak ettim, idrak ettiğim şeyi dile döktüm. İnsan idraki kadardır derler. Ne kadar idrak edebiliyorsan, o kadarsındır derler. Çevreme baktım, görebildiklerimi yazdım. Hayalimde eksik kalmamıştır, yemeğin pişmesine ramak kala atılan tuz gibi kendini karıştırmıştır. İdrak ettiklerimiz de bir hayal miydi? Hayal hakikatin bir numunesi miydi? Hayal penceresinden seyretmek, koca bir âlemi. Çocukluk saf hayaldir sanki. Oraya hakikat karışmaz. Saf hayal ile oynarsın. Öyle mi? Öyle herhalde. Herhalde? Evet, herhalde.

“herhalde.” için bir cevap

  1. Hayal gerçeklerin numunesi olabilir dediğin gibi .Çok güzel tespit.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın